Bir baskının karşılaştığı tüm etkenler gözle görülmez.
Yıkamayı görürsünüz. Sürtünmeyi hissedersiniz. Ancak güneş ışığı daha sessiz çalışır. Etkisini bir günde göstermez, çoğu zaman aylar hatta yıllar içerisinde fark ettirir.
Özellikle sürekli dış mekânda kullanılan ürünlerde güneş ışınları hem kumaşı hem de baskıyı zamanla etkileyebilir. Bu etki çoğu zaman baskının aniden bozulması şeklinde değil, renklerin yavaş yavaş canlılığını kaybetmesi şeklinde ortaya çıkar.
Bu yüzden bazı kullanıcılar baskının çıktığını değil, "eski görünmeye başladığını" fark eder.
Elbette burada kullanım şekli büyük önem taşır. Günlük kullanım gören bir tişört ile her gün güneş altında çalışan bir personelin iş kıyafeti aynı şartlara maruz kalmaz. Doğal olarak zaman içerisindeki değişimleri de aynı olmaz.
Modern baskı teknolojileri geçmişe kıyasla güneş ve UV ışınlarına karşı çok daha dirençlidir. Ancak hiçbir baskı tekniği zamanın etkisinden tamamen bağımsız değildir.
Sonuçta baskılar da tıpkı kullandığımız diğer ürünler gibi yaş alır.
Önemli olan, bu değişimin kısa sürede değil; uzun kullanım süreleri boyunca yavaş ve doğal şekilde gerçekleşmesidir.
Çünkü kaliteli bir baskı yalnızca ilk gün güzel görünmez.
Aylar sonra da kendisini taşıyabilir.